Kimsiniz siz ya!

siz kimsiniz ya - gece yürüyüşü

Aysız, yıldızsız, esintisiz gecede bahçenin karanlık ucuna yaptığı  -arkasından birinin geleceğini umarak, isteyerek, beklediği ama kimsenin gelmediği-  yürüyüşünden evine dönerken bahçenin köşesinde beş kişinin dikildiğini ve kendi aralarında konuştuğunu görüyor. Demek diyor annemler buraya inmişler arkamdan. Neredeyse kendisini merak etmiş olduklarından umutlanacak. Ama kendi aralarında o kadar meşgul görünüyorlar ki ne kendisini ne de başka birini bekliyor gibi bir halleri yok. Biraz daha yaklaşınca beyazlar giymiş, saçları bile bembeyaz kadınlı erkekli hiç tanımadığı bir grup olduğunu görüyor. Ortalarında gelinlikli bir kadın var. Yüzleri ve bütün ilgileri geline dönmüş, bir şeyler konuşuyorlar. Hiç tanıdık değiller, insana benziyorlar ama insan değiller. Bir Hollywood romantik komedisinin kilise düğünü sahnesinden fırlamış gibiler. Hiç tanımadığı ve orada o anda olmaması gereken aslında hiçbir yerde hiçbir anda olmaması gereken kişiler. Güzelsiniz ama yabancısınız, yabancı olduğunuzdan ürkütücüsünüz. Güzelsiniz ama duygunuz yok, başka dünyadan, duyguların olmadığı dünyadan gelmişsiniz. Ruh gibisiniz.

Kurtulmalı, iletişim olursa, herhangi bir iletişim olursa onların dünyasına girerim. Ve kurtulmalıyım onlardan. Sesini çıkarırsa, bir ses çıkarabilirse onların kaybolacağını biliyor kadın. Önce “Kimsiniz siz ya?” diyor, sorusu daha bitmeden bu soruya cevap istemediğini biliyor. Cevap gelirse cevabı duyarsa iletişim olacak ve iletişim demek kaybolmak demek.

Yine de adam soruya dönüyor cevap vermek için. Daha adam ağzını açmadan, kadın korku ve çaresizlikle sesleniyor, cevabını bilerek, cevap almak için değil sesinin çıktığını görmek ve göstermek için bağırarak soruyor; “Kimsiniz siz ya?” Bembeyaz takım elbiseli bembeyaz saçlı, gelinin babası rolüne uygun adam dönüyor kadına doğru cevap vermek için, ve kadın eğer cevap alırsa, bu çığlık bir diyaloğa dönüşürse onların dünyasına gireceğini biliyor ve adam cevap vermeden, adamın cevabını işitmeden gerçekten yardım geleceğini düşündüğünden değil de sesini çıkarabilirse o dünyadan kurtulma umuduyla bağırıyor: Babaaa!

Tweet about this on TwitterShare on FacebookShare on Google+

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir